T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İzmir İl Sağlık Müdürlüğü İzmir Demokrasi Üniversitesi
Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İzmir İl Sağlık Müdürlüğü İzmir Demokrasi Üniversitesi Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

KIL DÖNMESİ (PİLONİDAL SİNÜS)

Güncelleme Tarihi: 26/02/2019

 


Halk arasında tam olarak bilindiğini düşünmediğimiz için Kıl Dönmesi konusunda bilgi vermek istiyorum. Özellikle Kıl Dönmesinin tanısını koymakta sıkıntı yaşanmazken, tedavi şekilleri konusunda halk arasında sıkıntı bulunmaktadır.

Koltuk altlarında olabilmektedir. Daha nemli, terli bölgelerde oluşmaktadır. Koltukaltlarında oluştuğunda çok şiddetli ağrı yaptığı için hastalar bize gelmektedir. Kuyruk sokumunda bazen mercimek, nohut şeklinde olabilmektedir. Kuyruk sokumunda olanlar tünellerle büyüdüğü için değişik yerlerde ağızlar veriyor. Bunlara sinüsler diyoruz. Çok agresif olmadığı için hasta ne olup, ne olmadığını hissedemiyor. Bunu özellkle bize sormak için Kıl Dönmem var mı yok mu? diye geliyor. Kasık bölgesinde olanlar, ağrılı, içi böyle yaklaşık 1-1,5 cm3’lük bir boşluk olduğu için, orada da çok şiddetli koltuk altındakiler  gibi ağrı oluyor.  Yayılma eğilimi olan bir hastalık Kıl Dönmesi. Kendi çevresinde yayılıyor ve bunu tüneller ile yapıyor. Bu yayıldıkça iyileşme zamanı çok uzuyor. Halk arasında bunun değişik ameliyat yöntemleri var. Özellikle kuyruk sokumundaki Kıl Dönmesinin. Bu ameliyat yöntemleri; İçe döndürme, Flep kaydırma, Sekonder İyileşme veya Primer Kapama olarak sayabiliriz. İlk önce  kistik olan bölge total olarak çıkarılıyor. Çıkarıldıktan sonra yukarıdaki saydığımız uygun yöntemlerden birisi uygulanıyor. Biz bunu yaklaşık olarak 20 senedir, bu işin içinde olduğumuz için, yüzlerce, binlerce hastayla karşı karşıya kaldığımız için çok iyi biliyoruz. Bu konuda  en son geldiğimiz nokta, Flepte olsa, Primer kapamada olsa, şu yada bu da olsa bunlarda en büyük sıkıntımız nüks etme problemi. Biz tamamen kistik olan bölgeyi çıkardıktan sonra açık bırakıyoruz. Bunun içini spongostan dediğimiz  bir malzeme ile dolduruyoruz. Daha sonra bu spongostan   eridikten sonra onun yerine gazlı bezle tamamen o ölü boşluğu doldurup her gün pansuman yapıyoruz. Çıkarıyoruz atıyoruz, yerine yenisini koyuyoruz. Zorlu bir süreç sabırlı olmak gerekiyor. Yaklaşık olarak 45 gün,  çıkarılan yerin  boyutuna göre değişebiliyor bu şekilde pansuman yapmaya  devam ediliyor. Elde ettiğimiz sonuçlar, doku kendi kendini yan duvarlardan ve tabandan doldurmaya başladığı için, kendi dokusu ile doldurduğu için, aralarda tünel dediğimiz oluşum veya boşluk bırakmıyor. Boşluk bırakmayınca da en sağlam olarak en son bulduğumuz ameliyat tekniğimiz bu oldu. Bu yöntemde sonuçlarımız çok çok iyi. Nüks olmuyor mu? Yüzeyel lokal nükslerimiz oluyor. Onu da çok kolay bir şekilde lokal müdahale de basit bir işlemle o bölgeyi çıkararak tekrar dolumu sağlıyoruz.  Bir yıl sonra gelen birkaç hastamız olmuştu. Onlarda  o bölgenin temizliğini  düzgün yapılmadıkları için olmuştu. Şu anda Kıl Dönme vakaları ile ilgili bir sıkıntımız kalmadığını söyleyebiliriz. İkinci bir önemli noktamız; bu yara tabandan ve yanlardan kendini dolduruyor, doldururken kapanma aşamasına geliyor artık. O  en son aşamada yaranın yaklaşık 5 cm çevresini, o boşluğun çevresindeki tüylerin kılların hepsini çok ciddi temiz tutarsak, temizliğe özen gösterirsek onların tekrar içe girip bizim karşımıza sıkıntı ile çıkmasını engellemiş oluyoruz. Bu da diğer  önemli özelliğimizdir