
Kolorektal Kanser: Belirtiler, Risk Faktörleri ve Tarama
Kolorektal (kalın bağırsak) kanserler dünyada erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, kadın ve erkeklerde en sık görülen 3. kanser türüdür. Bu kanserlerde de her kanserde olduğu gibi erken evrede yakalanırsa tedavi edilebilir ve yaşam kalitesi artırılabilir. Kolorektal kanserler multifaktöriyel olup; çevresel nedenler, beslenme alışkanlıkları, inflamatuar hastalıklar ve genetik faktörler başroldedir.
Belirtiler özellikle 40 yaşından sonra yeni başlayan (2–3 aydır devam eden) kabızlık, ishal, karında şişkinlik, makattan kan gelmesi, kilo kaybı, iltihaplı akıntı veya özellikle erkeklerde kansızlık olarak sayılabilir. Ancak belirtiler başladığında tümör ileri evrede olabilir. Bu nedenle taramalar çok önemlidir ve belirtileri beklemeden kontrollerin yapılması uygundur.
Genellikle erken evrede saptanan hastalar polikliniğe KETEM’den GGK (Gaitada Gizli Kan Testi) pozitif olduğu için kolonoskopi amacıyla gönderilen hastalardır (her GGK pozitifliği kanser anlamına gelmez). Erken evrede saptanan hastalarda hem cerrahi tedavi (kür) şansı yüksek olmakta hem de yaşam kalitesi (kolostomi/torba olmadan) daha iyi olmaktadır. Lokal ileri tümörlerde de tedavi şansı mümkündür. Ameliyat öncesi kemoterapi verilerek tümör küçültülebilmekte ve bu sayede daha kolay ameliyat ve tedavi imkânı sağlanabilmektedir.
Hastanemizde de kolorektal kanserlerin tüm segment ameliyatları (total proktokolektomi + ileal poş rektal-anal anastomoz, rektum kanserinde Low Anterior Rezeksiyon + kolorektal anastomoz ve sağ/sol hemikolektomi + kolokolonal anastomoz) uygulanmaktadır. Kolorektal kanserlerde erken tanı ve tedavi için 45 yaşından sonra 2 yılda bir GGK ve/veya 5 yılda bir kolonoskopik kontrol yapılması önerilmektedir.