Prof. Dr. Zeynep SOFUOĞLU - İnt. Dr. Selin Lara BAŞBAĞ - Mikroplastikler ve Sağlığımız
25 Eylül 2026

  • çevre sağlığ

Mikroplastikler ve Sağlığımız

26 Eylül Dünya Çevre Sağlığı Günü

Sağlığımız, yaşadığımız çevreden ayrı düşünülemez. Soluduğumuz hava, içtiğimiz su ve yediğimiz gıdalar çevrenin durumundan etkilenir. Mikroplastikler de çevre ile insan sağlığı arasındaki bu bağlantının güncel örneklerinden biridir.

Mikroplastik nedir?
Mikroplastikler, boyutu 5 milimetreden küçük plastik parçacıklarıdır. Bazıları ürünlere özellikle eklenir. Bir kısmı ise poşet, plastik şişe, ambalaj, araç lastiği ve sentetik kumaş gibi daha büyük plastiklerin güneş, ısı ve sürtünmeyle parçalanması sonucu oluşur. Doğada ne kadar kalacakları plastik türüne ve çevre koşullarına göre değişir. Bazı plastikler yüzlerce yıl boyunca tamamen yok olmaz; giderek daha küçük parçalara ayrılır.

Vücudumuza nasıl girebilir?
Mikroplastikler yiyecek ve içeceklerle yutulabilir, havayla solunabilir. Deri yoluyla geçişin ne ölçüde olduğu ise daha az bilinmektedir. Araştırmalar içme suyunda ve bazı gıdalarda mikroplastik bulunabildiğini göstermektedir. Plastik içeren bazı çay poşetlerinin sıcak suyla temas ettiğinde çok sayıda küçük parçacık bırakabildiği de gösterilmiştir.
Mikroplastikler kan, akciğer, karaciğer, plasenta, anne sütü, dışkı ve idrar gibi farklı insan örneklerinde saptanmıştır. Ancak bir parçacığın vücutta bulunması, tek başına hastalığa yol açtığını kanıtlamaz.

Sağlığımıza etkileri kesin olarak biliniyor mu?
Henüz hayır. Laboratuvar ve hayvan çalışmalarında mikroplastiklerin iltihaplanma, hücre hasarı ve üreme sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine ilişkin bulgular vardır. İnsanlarda kanser, kısırlık veya nörolojik hastalık gibi belirli sonuçlara doğrudan yol açtığını söylemek için ise mevcut kanıtlar yeterli değildir.
Dünya Sağlık Örgütü, mikroplastiklerin insan sağlığı üzerindeki olası etkilerinin daha iyi anlaşılması için daha fazla ve daha nitelikli araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtmektedir. Bu belirsizlik, plastik kirliliğini azaltmak için önlem almaya gerek olmadığı anlamına gelmez.

Günlük yaşamda neler yapabiliriz?
• İhtiyacınız kadar ürün alın; tek kullanımlık plastikleri azaltın.
• Bez çanta, matara, kupa ve saklama kabı kullanın.
• İçme suyunuzu cam veya çelik matarada taşıyın.
• Sıcak yiyecek ve içecekler için cam, seramik veya çelik kapları tercih edin.
• Yiyecekleri tek kullanımlık plastik kaplarda ısıtmayın.
• Plastik kabı yalnızca üzerinde sıcak kullanıma uygun olduğu belirtiliyorsa ısıtın.
• Çizilmiş, çatlamış veya çok yıpranmış plastik gıda kaplarını kullanmayın.
• Plastik içermeyen çay poşetlerini veya dökme çayı tercih edin.
• Sentetik kıyafetleri daha az satın alın ve daha uzun süre kullanın.
• Sentetik giysileri yalnızca gerektiğinde ve makine doluyken yıkayın.
• Kurutma makinesinin tiftik filtresini çöpe boşaltın; lavaboya dökmeyin.
• Plastik atıkları belediyenin kurallarına göre ayırın.
• Plastiği yakmayın; sokağa, toprağa veya suya bırakmayın.

Bireysel önlemler neden yeterli değil?
Kişisel tercihler maruziyeti ve plastik atığını azaltmaya yardımcı olur, ancak mikroplastikleri hayatımızdan tamamen çıkaramaz. Ürünlerin tasarımı, plastik üretimi, tekstil ve lastik sanayisi, atık toplama ve atık su arıtımı gibi alanlarda da etkili kamu politikaları gerekir.
OECD'ye göre mevcut eğilimler değişmezse dünyadaki plastik atık miktarı 2060'a kadar yaklaşık üç katına çıkabilir. Birleşmiş Milletler Çevre Programı ise yeniden kullanımın yaygınlaştırılması, ürünlerin yeniden tasarlanması ve geri dönüşüm sistemlerinin geliştirilmesi gibi önlemlerle plastik kirliliğinin 2040'a kadar büyük ölçüde azaltılabileceğini bildirmektedir.

Sonuç
Mikroplastikler hem çevreyi hem de insanları ilgilendiren bir halk sağlığı sorunudur. Sağlık etkileriyle ilgili birçok soru henüz yanıtlanmamış olsa da plastik kullanımını ve çevreye karışan atıkları azaltmak bugün atılabilecek güvenli ve yararlı bir adımdır.