Doç. Dr. Aslı KAZĞAN KILIÇASLAN - Ruh Sağlığında İyileşmenin İlk Adımı: Gerçekten Dinlemek...
09 Ekim 2026

  • aslı kazgan kılıçaslan

RUH SAĞLIĞINDA İYİLEŞMENİN İLK ADIMI: GERÇEKTEN DİNLEMEK

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü, ruh sağlığının yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmadığını, bireyin yaşam kalitesini, ilişkilerini, işlevselliğini ve toplumsal yaşamını doğrudan etkileyen temel bir sağlık alanı olduğunu hatırlatmaktadır. 2026 yılı Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün odağında ise önemli bir mesaj var: Ruhsal sorunlar yaşayan insanların deneyimlerini dinlemek ve onların seslerini ruh sağlığı hizmetlerinin merkezine taşımak...

Ruhsal hastalıklar çoğu zaman dışarıdan kolaylıkla görülemeyebilir. Depresyon yaşayan bir kişi günlük yaşamını sürdürmeye devam edebilir, yoğun kaygı yaşayan biri çevresi tarafından son derece sakin görünebilir ya da dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bir yetişkin yaşadığı güçlükleri yıllarca dalgınlık, dağınıklık veya yetersizlik olarak yorumlamış olabilir.

Bu nedenle ruh sağlığında yalnızca belirtilere değil, kişinin yaşadığı deneyime de kulak vermek gerekir.

Her insanın yaşadığı ruhsal deneyim farklıdır

Aynı tanıya sahip iki kişinin yaşadıkları birbirinden oldukça farklı olabilir. Hastalığın belirtileri kadar kişinin yaşam koşulları, ailesi, sosyal çevresi, geçmiş deneyimleri ve kendisine sunulan destek de ruhsal iyilik halini etkiler.

Psikiyatride tanı ve tedavi elbette bilimsel bilgiye, klinik değerlendirmeye ve kanıta dayalı yöntemlere dayanmalıdır. Ancak iyi bir ruh sağlığı hizmetinin önemli bileşenlerinden biri de kişinin kendi yaşantısını anlamaya çalışmaktır.

“Ne hissediyorsunuz?” sorusu kadar “Bu durum hayatınızı nasıl etkiliyor?” sorusu da önemlidir. Çünkü tedavinin amacı yalnızca bir belirti puanını azaltmak değildir. Kişinin yeniden çalışabilmesi, eğitimini sürdürebilmesi, ilişkilerini koruyabilmesi, günlük yaşamını yönetebilmesi ve yaşamı üzerinde yeniden söz sahibi olabilmesi de iyileşmenin parçalarıdır.

Ruhsal hastalıklar irade zayıflığı değildir

Ruhsal sorunlar konusunda toplumdaki en önemli güçlüklerden biri hala damgalanmadır.

“Biraz güçlü ol”
“Bunu kafana takma”
“Her şey sende bitiyor”
“İstersen aşarsın”

İyi niyetle söylense bile bu tür ifadeler, ruhsal sorun yaşayan bir kişinin kendisini anlaşılmamış hissetmesine neden olabilir.

Depresyon, anksiyete bozuklukları, bipolar bozukluk, şizofreni, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ve diğer ruhsal bozukluklar yalnızca kişinin istemesiyle ortaya çıkmadığı gibi yalnızca istemesiyle de ortadan kalkmaz. Biyolojik, psikolojik ve sosyal birçok etken ruh sağlığını birlikte şekillendirir. Bu nedenle ruhsal bir sorun karşısında yargılamak yerine anlamaya çalışmak gerekir.

Dinlemek ruhsal iyileşmenin başlangıcıdır

Bir yakınımız bize ruhsal açıdan zorlandığını söylediğinde hemen çözüm üretmek zorunda değiliz.

Bazen yapılabilecek en değerli şey, kişinin yaşadıklarını küçümsemeden ve yargılamadan dinlemektir.

‘Başkalarının daha büyük sorunları var’ demek yerine ‘Bunun senin için zor olduğunu görüyorum’ diyebilmek önemlidir.

Ancak dinlemek, profesyonel yardımın yerine geçmez. Ruhsal belirtiler uzun sürüyorsa, kişinin günlük işlevselliğini bozuyorsa, çalışma veya eğitim yaşamını etkiliyorsa, ilişkilerinde belirgin sorunlara yol açıyorsa ya da kişi kendisine zarar verme veya yaşamına son verme düşüncelerinden söz ediyorsa profesyonel değerlendirme geciktirilmemelidir.

Psikiyatriye başvurmak bir başarısızlık göstergesi değildir. Aksine, kişinin yaşadığı sorunu fark ederek uygun yardıma ulaşmasının bir yoludur.

Ruh sağlığı, ruhsal hastalıklar ortaya çıkmadan önce de önemsenmelidir

Ruh sağlığını korumak da en az ruhsal hastalıkları tedavi etmek kadar önemlidir.

Düzenli uyku, yeterli fiziksel aktivite, sosyal ilişkilerin sürdürülmesi, alkol ve madde kullanımından kaçınılması, kişinin dinlenmeye zaman ayırabilmesi ve uzun süreli stres kaynaklarının fark edilmesi ruhsal iyilik halini destekler.

Bununla birlikte her ruhsal güçlüğün yaşam tarzı değişiklikleriyle çözülebileceği düşünülmemelidir. Gerektiğinde psikiyatrik değerlendirme, psikoterapi ve ilaç tedavileri bilimsel tedavinin parçalarıdır.

Ruh sağlığı hakkında konuşabilmek

Ruhsal hastalıkların üzerindeki sessizlik azaldıkça insanların yardım araması da kolaylaşır.

Bu nedenle Dünya Ruh Sağlığı Günü yalnızca ruhsal hastalıkları hatırladığımız bir gün olmamalıdır. Aynı zamanda ruhsal sorun yaşayan insanların deneyimlerini dinlemeyi, onları yalnızca tanılarıyla tanımlamamayı ve gerektiğinde profesyonel desteğe ulaşabilecekleri bir toplum oluşturmayı hatırlatan bir gün olmalıdır.

Ruh sağlığında bazen ilk adım çok basittir, karşımızdakine ne yaşadığını anlatabileceği bir alan açmak ve gerçekten dinlemek..

Çünkü iyi bir ruh sağlığı hizmeti yalnızca insan için değil, insanla birlikte oluşturulur.